Gazeteci Robert Torres 1982’de Katolik Opus Dei grubuna ait bir kitap üzerine araştırma yapmak için İngiltere’den İspanya’ya gider. Manolo Torres ile araştırması hakkında konuşurken, dokunaklı bir hikayeyle daha karşı karşıya gelir. Manolo’yu Opus Dei’ye bağlayan grubun kurucusu Josemaría Escriva’dır. Fakat çocuklukta iki iyi dost olan Manolo ve Josemaría’nın hayatları birbirinden kopartılmıştır.
Josemaría’nın ailesini ani ve trajik bir biçimde kaybedince kilise himayesinde büyütülür ve bir papaz olarak yetişir. Manolo’nun babası ise zengin ama bir o kadar da soğuk ve katı bir adamdır. İspanya iç savaş yüzünden ikiye bölündüğünde Manolo Nasyonalistler ile işbirliği yapar ve Cumhuriyetçilerin içine bir casus olarak girer. Casus olarak çalıştığı bu günlerde yaşamına genç ve güzel bir Macar olan İldiko girer. Ona duyduğu aşk ve kıskançlık her şeyi derinden etkileyecektir. Zira İldiko cumhuriyetçilerin cesur lideri Oriol ile beraberdir. Aynı günlerde Madrid’de genç bir rahip olan Josemariai bir grup katolik idealist genci bir araya getirir.
Yan komşularının çocuklarına bakmak için dil döken üniversite öğrencisi başına geleceklerden habersizdir. Başına gelecek hadiseler, onu muhteşem bir komedi ve bilhassa erotik yapıma çevirecektir.
Steve austin’in canlandırdığı jim isimli polis, gözünü budaktan esirgemeyen bir polistir. ortağının ölümüyle son bulan bir baskından sonra kanada sınırında görev alır. birlikte yaşadığı kızı kleptoman olan jim, sakin bir hayat sürmektedir. ta ki, şehirde bir soygun oluncaya kadar. soyguncuların reisi, parayı alıp kaçınca, diğerleri peşine düşerler. ihtiyar soyguncunun yolu jim’in yaşadığı kasabanın yakınındaki ormana düşer. peşindeki adamlar da kasabaya gelip, şerifi öldürüp, jim’in kızını rehine alırlar. şimdi jim hem kızını kurtarmak hem de soyguncuları yakalamak için mücadele edecektir.
Filmin hikâyesi Anne Fontaine’in yönettiği 2005 yapımı erotik psikolojik dram Nathalie’ye dayanıyor. Catherine çapkın kocası David’in bir ilişkisi olduğundan şüphelenince, onu test etmek için genç ve pahalı fahişe Chloe’yi tutar. Ancak üçü arasındaki ilişki bir saplantıya dönüşür ve kimin kime âşık olduğu gittikçe belirsiz hale gelir. Egoyan en rahat izlenen filmi olan Büyük Hata’yı Toronto’da geçen ‘zeki ve seksi’ bir Hitchcock gerilimi olarak tanımlıyor.
İngiltere, 1921. I. Dünya Savaşı’nın yaşattığı acılar ve kayıplarla oldukça çok yara almış bir ülke. Travmatik acıların ortasında herkes doğaüstü güçlere inanma eğilimindeyken, Florence Cathcart adında sahtekarlıkları, asparagasları çözme ve ‘hayaletleri yakalama’ konusunda uzman bir kadın, bir şikayet üzerine taşrada yatılı bir okula gelir. Kendisine iletilen bilgilere göre okulda birden çok hayalet gezmekte, öğrencilere ve hademelere görünmektedir.
Film, Sam Childers isimli eski bir çete üyesinin Tanrı’yı bulduktan sonra Sudan’a gidip yetim çocuklar için savaşıp onlara bir yetimhane kurmasını konu alıyor. Hell’s Angel üyesi bir uyuşturucu satıcısıyken birden içi Tanrı sevgisiyle dolan ve Sudan’a bir iyi niyet elçisiymiş gibi gidip elinde bazukayla yetimleri koruyan Sam Childers karakteriyle Butler, Sudan’ın ve bugün neredeyse tüm Afrika’nın neden bu halde olduğunu bile araştırma gereği duymayan emperyalist beyaz adamın vicdanını rahatlattığı klişe bir rolle karşımıza çıkıyor.
Serinin son filmi olan ve merakla beklenen; sinemalarda da mutlaka 3 boyutlu olarak yayınlanan filmde görsel efektler mükemmel bir şekilde uygulanıyor.































tek partla indirme çok iyi





